ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ
TÜRKOLOJİ ARAŞTIRMALARI MERKEZİ
Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın
Kişisel
bilgisayarların yaygınlaşmasıyla birlikte başlangıçta dikkati çekmeyen
ve ilgili kuruluşlarca üzerinde durulmayan Q klavye sorunu, aslında en açık
biçimiyle dilde yaşadığımız yabancılaşmanın bir başka boyutudur.
Basında
Emre Aköz, Yurtsan Atakan, Erkan Çelebi, Hıncal Uluç, Tuğrul Şavkay,
Emre Kongar, Doğan Hızlan gibi tanınmış yazarlarımızın yazılarıyla gündeme
gelen klavye tartışmasında, çoğunluk F klavyeden yanaydı. Genç kuşakların
Q klavye kullandığını söyleyenler de vardı, bunun bir alışkanlık
meselesi olduğunu yazanlar da... Bu tartışmayı kuşatma altındaki Bizans'ın
'meleklerin cinsiyeti tartışmasına. benzetenler bile çıktı.
İlk
bakışta Türkiye'nin gündeminde önemli sorunların bulunduğu bir dönemde
F - Q klavye tartışmasını anlamsız, hatta fantezi görülebilir. Ama, Türkiye'ye
Q klavyenin girişiyle, daha doğru bir söyleyişle Q klavye dayatmasıyla
dilde görülen yabancılaşma arasında bir farklılık yok. Mutfağımızdan
müziğimize, alışveriş alışkanlıklarımıza kadar hayatın hemen her
alanında yaşanan Anglosakson kültürünün yoğun etkisinin bir parçasıdır
Q klavye...
Türkçeye en uygun klavye olan F
Klavye (pek çoğunun dediği gibi “Ef klâvye” değil, harflerin Türkçe
okunuş biçimine göre Fe klavye) uzun çalışmalardan sonra
daktilolarda en kolay, en hızlı ve hatasız yazmak amacıyla üretilmişti.
Daktiloların
kullanılmaya başlandığı dönemde, sık kullanılan harflerin yan yana
bulunması, hızlı yazma sırasında harf çubuklarının birbirine takılmasına
yol açıyordu. Bu olumsuzluğa çözüm bulmak amacıyla harflerin klavyenin
değişik yerlerine serpiştirilmesi uygulamasına gidildi. Sık kullanılan
harflerin klavyede dağıtılmasına rağmen bugün çok hızlı daktilo
yazanların, zaman zaman harf çubuklarının birbirine girmesine sebep
oldukları görülür.
Dünyada
klavyelerin oluşturulması konusunda bir standart bulunmamakta, değişik
diller için değişik klavyeler üretilebilmektedir. Fransa için üretilen
klavyeler A harfi ile başlıyordu. Bu klavyelerin ilk sırasındaki soldan
altı harf AZERTY şeklindedir. İngilizcenin ana dili olduğu ülkelerde ise
klavyenin birinci sırasında soldan ilk altı harf QWERTY'dir. İlk harfi
dolayısıyla bu klavye de Q klavye olarak adlandırılır. Türkiye için üretilen
klavyede ise ilk sırada FGGIOD harfleri bulunmaktadır. F harfiyle başladığı
için F Klavye olarak adlandırılmaktadır.
Türkçe
sözlerde çok sık kullanılan seslerin karşılığı olan harfler bu
klavyede en kolay ulaşılabilecek yerlere serpiştirilmişti. Türkçe’deki
harflerin kullanılma oranlan, ünlü-ünsüz ses ilişkileri, hece ve söz
yapısı, parmakların kuvvet, yetenek ve işleklikleri göz önünde
bulundurularak üretilen F Klavye, bu özellikleri bakımından Türkçeye çok uygundu.
Yaklaşık 30.000 Türkçe sözün ölçü alındığı bir değerlendirmede a
harfi 26.323, e harfi 16.308, k harfi 13-542, i harfi 13.384, m harfi 11.263,
l harfi 10.496, t harfi 9-669, r harfi 8.698 kez geçmekteydi. Bu oran göz önünde
bulundurularak söz konusu harfler, F klavyede en uygun yerlere yerleştirilmişti.
Q klavyede ise en çok kullanılan harfler tabir caizse klavyenin en ücra köşelerine
dağıtılmış durumdadır. Buna karşılık, Türkçede 30.000 sözde sadece
125 defa geçen ve en az kullanılan harf olan j harfi, Q klavyede en uygun
yere konulmuştur. F klavyede bu harfin yerinde Türkçede en fazla kullanılan
ünsüz olan k harfi bulunmaktadır.
Ülkemizde
Bakanlıklar Arası Standardizasyon Komitesi 20 Ekim 1955 günü F klavyenin
bu özelliğini resmen kabul etmiş, daha sonra Türk Standartları Enstitüsü
ile Devlet Malzeme Ofisi de bu kararı benimsemiştir. Gümrükler Yasasına
da standartlara uymayan klavyelerin ithalini yasaklayan bir madde eklenmiştir.
Bütün bunların sadece daktilolar için geçerli olduğu gibi yanlış bir düşünceyle
bilgisayar klavyelerine bu kuralların uygulanması ne yazık ki ihmal edilmiştir.
Oysa işletim sistemlerinde F klavyeyi etken hâle getirmek son derece kolaydır.
Son kullanıcının bilgisayarı alırken F Türkçe klavye istemesi
yeterlidir. Ülkemizde bilinçli tüketiciliğin yaygın olduğunu söylemek
zor. Bilgisayar satıcıları, son kullanıcıyı 'Türkçe Q klavye diyerek
yanıltmaktadır. Son kullanıcıların büyük bir bölümü de 'Türkçe
klavye' sözüne aldanarak Q klavye mağdurları arasına katılır.
Bilgisayarını kurar, karşısına geçer ama bir de bakar ki daktilolarda alışık
olduğu sistemin aksine harfler ilgisiz yerlerde bulunmaktadır. Hele bir de işletim
siteminde Türkçe seçilmemişse uzun süre bocalar durur klavye mağduru. Tüketici
çaresizdir. Bu durumda tüketicinin hakkını öncelikle ilgili bakanlıkların,
kurumların ve kuruluşların koruması gerekiyor. Sanayi ve Ticaret Bakanlığının,
Gümrük Müsteşarlığının, Türk Standartları Enstitüsünün üretilen
ve ithal edilen bilgisayarların F klavyeli olma şartını işletmesi
gerekmektedir.
Kişisel
bilgisayarlarda çözüm bu kadar kolay. İsteyen daha sonra bile F
Klavye alarak iki tuş yardımıyla bilgisayarını kolayca F klavyeye çevirebilir.
Ancak, bu durum benim gibi dizüstü bilgisayar kullanıcıları için ne yazık
ki o kadar kolay değil. Üretilen veya ithal edilen dizüstü bilgisayarların
neredeyse tamamı Q klavye. Dizüstü bilgisayara bir başka klavye takmak da
uygun bir çözüm değil. Ya kutusundan yeni çıkmış el değmemiş
bilgisayarınızda tuşları yerinden çıkararak kendi klavyenizi oluşturacaksınız
ya da Q klavyeyi sineye çekeceksiniz.
Durum
avuçiçi bilgisayarlarda ise daha vahim. Avuçiçi bilgisayarlarda yer alan
çizgi klavyelerin çoğunda ş, ı, ğ gibi Türkçe karakterler yok. Türkçedeki
ç, ö, ü gibi harfleri yazmak için ise bir diğer karakter setine geçmek
gerekiyor. Bu durum, yazmayı yavaşlatıyor. Avuçiçi bilgisayarlarda el yazısında
ise ç, ğ, ı, ş, ö, ü harfleri hiç tanınmıyor. Türkiye'ye her gün yüzlerce
ithal edilen avuçiçi bilgisayarları kullanmak istediğinizde Türk yazısına
özgü harfler yerine Lâtin alfabesindeki benzer harfleri kullanmak zorunda
kalıyorsunuz. Avuçiçi bilgisayarlarda aşağı sözü asagi, âşık
sözü asık biçiminde yazılabiliyor.
F
klavyenin yaygınlaşması için hem bilgisayar kullanıcılarının hem
bilgisayar satıcılarının bilinçli davranması ve Türkçeye en uygun olan
F klavyeyi istemeleri, bunda ısrar etmeleri gerekmektedir. İlgili bakanlıkların
ve kuruluşların da bu konudaki mevzuatı uygulaması esastır.
Tasarımcılar,
geleceğin bilgisayarının klâvyesiz olacağını söylüyorlar. Konuşmayı
yazıya çeviren aygıt üzerinde çalışmalar epeydir sürüyor ve bu yolda
çok mesafe alındı. Bu bilgisayarlarda insan sesini yazıya çeviren bir düzenek
bulunacak. Böylece bilgisayarda parmaklarımızla yazmak yerine konuşarak
yazacağız. Dactylographe sözündeki daktylos 'parmak' anlamındadır.
Eski Yu-nan'da parmaklarını ustalıkla kullanan mitolojik varlıklara da Daktyloi
deniliyordu. Konuşmayı yazıya çevirecek düzeneğe biz şimdiden sesyazar
sözünü öneriyoruz. Ancak, sesyazarın sesleri Türk alfabesine çeviren
bir düzeneğe sahip olması için şimdiden çalışmaların başlaması
gerekiyor. Dillerde seslerin çoğu ortaktır ama bu seslerin yazıdaki karşılıkları
farklı olabilir. Söz gelişi Türkçedeki /ç/ sesinin harf karşılığı Türkçe
yazısında ç, İngiliz alfabesinde ise ch'dir. /ğ/ sesinin karşılığı
olan harf ise Türk yazısına özgüdür. Gelecekte daha fazla karmaşa yaşanılmaması
için ülkemizde de bu konudaki çalışmaların ilgili kurumlarca
desteklenmesi ve önlemlerin alınması gerekmektedir. Türkçeye özgü
harfler ve Lâtin-1 karakter kodları F klavyenin yeniden yaygınlaştırılmasının
yanı sıra bir başka konuya da
dikkatleri
çekmek gerekiyor. Alfabemizdeki Türkçeye özgü Ç, ç, G, ğ, ı, İ, Ö,
ö, Ş, §, Ü, ü harflerinin bilgisayarlardaki Lâtin-1 karakter kodlan içerisinde
yer almaması, başta e-posta iletişiminde olmak üzere çeşitli bilgisayar
yazılımlarında sorunlara yol açmaktadır. Gönderilen e-postalarda Türkçe
karakterlerin yerinde kimi zaman kargacık burgacık şekillerin çıkması bu
yüzdendir. Türk alfabesindeki ş harfi yerine p, ı harfi yerine y, ğ
yerine de Ö şekillerinin göründüğü iletilerin dilini Türkçe (ISO) hâline
getirerek düzeltebilirsiniz. Bunun için biraz uğraşmanız gerekiyor. Ama Türkçe
karakter kodlarının eşleşmediği durumlarda Türkçe karakterin yerine tek
bir şekil değil de üç, dört, hatta beş karakterin bir araya gelerek
karma karışık görünümdeki iletileri okumak, en zor bilmeceyi çözmekten
daha da zor olmaktadır.
Çeşitli
kuruluşlarca üretilen yazılımlarda bu karakterler için değişik çözüm
yollarına başvurulmakta, bu da bilgisayarlar ve yazılımlar arasında
uyumsuzluğa yol açmaktadır. Bu durumda bilgisayar kullanıcıları söz
konusu karakterleri kullanmak yerine Lâtin yazısındaki temel karakterleri
tercih etmektedirler. E-posta iletilerinde de benzer uygulamaya başvurulması,
giderek Türkçeye özgü harflerin bilgisayar ortamında kullanılmaması
gibi bir tehlikeyi gündeme getirmektedir. Bilişim teknolojilerinin giderek
geliştiği ve hayatın pek çok alanını etkilediği göz önüne alınacak
olursa, dilimiz açısından son derece önemli olan bu soruna da bir çözüm
bulmak gerekmektedir.
Öte
yandan Türk dünyasında ortak alfabe kullanılması düşüncesi de, Türkçe
karakterlerin Lâtin-1 karakter kodları içerisinde yer almaması yüzünden
güçlüklerle karşı karşıyadır. Bu yüzden, bazı Türk
cumhuriyetlerinde ,r sesi için sb, ç sesi için eh harf
grupları kabul edilmiş, ö ve ü sesleri de o' ve u biçiminde
karşılanmaya başlanmıştır.
Hem
ülkemizde yazı birliğinin korunması hem de Türk dünyasında ortak alfabe
kullanılmasının sağlanması bakımından, her türlü bilgisayar yazılımında
ve donanımında Türkçe karakter zorunluluğu ile ilgili düzenlemenin bir
an önce yapılması ve gerek ülkemizde üretilen, gerek ithal edilen her türlü
yazılımda, donanımda Türkçe karakter setinin yer alması zorunluluğunun
getirilmesi ve standart olarak kabul edilen Lâtin-1 karakter kodlarına Türkçe
karakterlerin yerleştirilmesi için gerekli girişimlerde bulunulması
gereklilik hâline gelmiştir.
Bu
konuda yetkililer Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Türk Standartları Enstitüsü
Başkanlığı gibi kuruluşlardır. Türk Dil Kurumu, yetkili kuruluşlara başvuruda
bulunarak gerekli önlemlerin alınması ve çalışmaların başlatılması
dileğini iletmiştir. Klavye sorununda olduğu gibi bu konuda da tüketicilerin
bilinçli davranmaları, sorunun çözümünü daha da kolaylaştıracaktır.
Türk Dili Dergisi, S.616, s.353-356, Nisan 2003