Levent Gülfırat/İkbal Toy Ailesi

ana sayfa

Levent Gülfırat ve Ernesto  İkbal ve Çiğdem Toy videolar resimler iletişim

Levent Gülfırat ve İkbal Toy ailesi hakkında bilgiler

Evin mütevazı ama bir o kadar da deli dolu reisi Levent 1967’ de Türkiye’nin ve Dünya’nın en güzel şehri olan İstanbul’un işçi ve emekçi semti olan Koca Mustafa Paşa'da yaşama merhaba dedi.

Annesi ve Babası ekmek parası kazanmak için yurt dışına (Almanya) çalışmaya gidince daha 16 aylıkken anneli babalı yetim kaldı. Bu durum bebek Levent’e Kapitalizm’in ilk ve belki de en önemli tokadıydı.

Anneli babalı yetim Levent ilk okulu bir çok akrabasının yanında ve evliya çelebi gibi Türkiye’nin değişik şehirlerinde (Kayseri, Ordu, Ankara, Eski Malatya ve Malatya) okuyarak bitirdi. Orta okulu ve Liseyi çok sevdiği Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde bitirdi.

Liseyi bitirdikten sonra 1985 yılında Çukurova üniversitesi eğitim fakültesi Almanca öğretmenliğini kazanarak okumaya başladı. Üniversiteden 1989 yılında mezun olduktan sonra, Almanya’nın başkenti Berlin’e ailesinin yanına göç etti. Levent yaşamında ilk sefer anneli ve babalı yetimlikten çıkmış artık anneli ve babalı bir göçmen olmuştur.

1990’da Berlin Hür üniversitesinde Almanca, Dilbilimi ve İlkokul pedagojisi okumaya başlamıştır. Üniversitenin yanı sıra değişik işlerde çalışarak (çiçekçi dükkanında satıcı, üniversite yemekhanesinde bulaşıkçı, kahvelerde kendi yaptığı çiğköfte ve lahmacun ve börekleri sattı, fabrikalarda yardımcı işçi) eğitimini finanse etti. Zaten Levent oldum olası çocukluk yıllarından itibaren çalışmaya başladı (dolmuş ve otobüs muavinliği, kahvelerde çiğköfte ve lahmacun satıcılığı, ayakkabı boyacılığı, hamallık, tahsildarlık, vs.).

1997 yılında Berlin’de üniversiteyi öğretmen olarak bitirerek çalışmaya başladı. 1999 yılında hayatının en önemli ve en güzel olayı gerçekleşti ve oğlu Ernesto Eren Nevzat Dünya’ya geldi.

Levent oğlundan aldığı yaşam sevinci ve gücü ile 2000 yılında tekrar Berlin Hür üniversitesinde eğitim bilimleri fakültesinde okumaya başladı. Artık Levent hem çalışan bir eğitim emekçisi, yanı sıra bir baba, bir öğrenci ve işçi, emekçi ve Türkiyeli göçmenlerin hakları için mücadele içerisinde olan bir devrimcidir. Yani dört karpuzu iki koltuk altında taşımaya başlamıştır. Bu arada da işçi emekçi gazetesi olan yeni Evrensel gazetesine de gönüllü muhabirlik yapmaktadır (halen yapmakta).

2000 yılında başladığı ve normalinde 5 yıllık olan öğrenimini 2003 yılında 2,5 yıl gibi kısa bir sürede bitirerek eğitim bilimcisi olmuştur. Levent 2004 yılında yaşamını şu andaki eşi İkbal Toy ile birleştirmiş ve mutlu bir beraberliği vardır. İkbal’in de 22 yaşında kızı vardır.  İkbal Avukat yardımcısı olarak çalışmakta ve kızı Çiğdem de okula gitmektedir.

Levent şu anda eğitim emekçisi ve bilimcisi olarak Berlin’de çalışmakta ve aynı zamanda bu lanet sisteme (Kapitalizme ve Emperyalizme) karşı yaşamın değişik alanlarında politik mücadele vermektedir.

 Levent’in yaşam felsefesi:

‘yaşamak bir ağaç gibi tek başına ve hür, ve bir orman gibi kardeşçesine’ (Nazım Hikmet)

‘Mücadele eden kaybedebilir ama etmeyen kaybetmiştir’ (Ernesto Che Guevara)

‘Bildiğim tek şey, hiçbir şey bilmediğimdir’ (Sokrates)

Ernesto Eren Nevzat Gülfırat hakkında bilgiler

Ernesto Eren Nevzat 29.09.1999 yılında Berlin’de babasının kucağında yaşama merhaba dedi. Çok zeki ve akılı olan Ernesto bebeklik yıllarında sesiz bakımı çok kolay bir çocuktu. Babası Levent oğlunun  ismini, politik ve insan olarak saygı duyduğu Kübalı devrimci Ernesto Che Guevara dan esinlenerek koymuştur. Ernesto  isminin yanı sıra da Levent’in annesinin istediği isim olan Eren ismini ve Levent’in babasının ismi olan Nevzat ismini de koymuş ve nüfusuna yazdırmıştır. Ernesto’nun kulağına, doğduktan sonra Levent’in babası tarafından bütün isimleri yanı sıra, Cumali Osman (levent’in dedelerinin ismi) göbek ismi olarak okunmuştur. Yani bütün isimleri sayarsak: Ernesto Eren Nevzat Cumalı Osman Bağıt (Ernesto annesinin soyadını taşımakta)

Çok ilginçtir, Ernesto ilk sefer 8 aylıkken, 1 Mayıs 2000 tarihinde (işçi ve emekçi günü) kendi başına ayakta durmuştur. Ernesto ilk dişini 10 aylıkken çıkarmış ve yine çok ilginçtir 17 Ekim  2000 tarihinde (Ekim Rus devrimi) 13 aylıkken ilk adımlarını atmıştır. Ernesto 2000 yılın da anaokuluna ve 2005 yılında da ilkokula başlamıştır.

Ernesto sanatsal anlamda çok yetenekli ve keskin bir matematik zekası olan çocuktur. Daha bebeklik yıllarında dansa ve müziğe büyük bir ilgi göstermiştir. Bunu fark eden babası Ernesto’yu daha 4 yaşında iken dans okuluna göndermiştir. 2006 yılında Berlin Konservatuarı’nın çocuklar için açmış olduğu sınavı, katılan 1000 çocuk arasından seçilerek kazanmıştır (sadece 40 çocuk girebildi). Artık Ernesto normal okul eğitiminin yanı sıra haftanın belli günlerinde okuldan sonra dans, klasik bale, müzik eğitimi almaktadır. Ernesto bu Konservatuar’da 10 yıl parasız eğitim alacak. Bu eğitiminin yanı sıra müzikallerde dans etmekte. 2006 yılında 1,5 ay boyunca kapalı gişe oynayan çok ünlü bir Noel müzikalinde penguen rolünde oynamış ve 2007 yılında da yine 1,5 ay boyunca, çocuk müzikali olan ünlü ‘Camelot’un Sihirbazı’ müzikalinde köstebek rolünde oynamıştır.

Ernesto babası gibi deli dolu, çalışkan ve keskin zekalı bir çocuktur. Ernesto’ya sorulduğunda, büyüdüğün zaman ne olacaksın, diye şu cevabı vermekte:

‘Ben büyüdüğümde, ünlü bir dansçı ve Ernesto Che Guevara gibi çocuk doktoru ve devrimci olmak istiyorum’